Bir diş kliniği müşterimiz "implant fiyatları" kelimesine tıklama başına 42 lira ödüyordu ve ajansları bunun normal olduğunu söylemişti. Hesaba girdiğimizde kalite puanını gördük: 3/10. Reklam metni jenerikti, tıklanan sayfa ana sayfaya gidiyordu ve o ana sayfa mobilde 6 saniyede açılıyordu. İki aylık çalışmanın sonunda aynı kelimede puan 8'e, tıklama maliyeti 19 liraya indi. Bütçe aynı kaldı; gelen hasta sayısı iki katına yaklaştı.
Kalite puanı, Google Ads'in en az anlaşılan ama cüzdana en doğrudan dokunan mekanizması. Ve işin ilginç yanı: bu puanı yükseltmek çoğu zaman pazarlama işi değil, yazılım işi. O yüzden bu yazıyı bir reklamcı olarak değil, on altı yıldır landing page'lerin motor kısmını yapan biri olarak yazıyorum.
Aynı Kelimeye Rakibinizin Yarısını Ödemek Mümkün
Google Ads bir açık artırma ama en yüksek teklifi veren kazanmıyor. Reklam sıralaması kabaca teklif ile kalite puanının çarpımı. Bu şu demek: kalite puanı 8 olan bir rakip, sizin 4 puanınızla verdiğiniz teklifin yarısıyla üstünüzde çıkabilir. Yani düşük kalite puanı, her ay Google'a ödediğiniz görünmez bir ceza vergisi.
Puanın üç bileşeni var ve hangisinin zayıf olduğunu hesap içinden görebilirsiniz:
- Beklenen tıklama oranı: Reklamınız gösterildiğinde tıklanma ihtimali, geçmiş performansa göre.
- Reklam alaka düzeyi: Reklam metni ile aranan kelimenin örtüşmesi.
- Landing page deneyimi: Tıklama sonrası sayfanın hızı, alaka düzeyi ve kullanılabilirliği.
Çoğu hesapta üçüncü kalem "ortalamanın altında" yazar ve kimse oraya bakmaz, çünkü orası reklam panelinden düzeltilemez. Orası kod tarafı. Bizim işimiz de genelde orada başlıyor.
Landing Page Deneyimi: İşin Bize Bakan Tarafı
Google'ın "deneyim" dediği şeyin ilk kalemi hız. Core Web Vitals metrikleri — özellikle LCP, yani ana içeriğin ekrana gelme süresi — burada doğrudan sayılıyor. Mobilde 6 saniyede açılan klinik sitesinde ilk yaptığımız şey reklam sistemine dokunmak değildi: görselleri modern formata çevirdik, kullanılmayan üç slider eklentisini söktük, sayfayı reklam trafiği için sadeleştirilmiş ayrı bir şablona taşıdık. LCP 1,4 saniyeye indi ve landing page deneyimi iki hafta içinde "ortalama"nın üstüne çıktı.
İkinci kalem alaka. "İmplant fiyatları" arayan kişiyi ana sayfaya indirmek, mağazaya gelen müşteriyi depoya sokmak gibi bir şey. Her reklam grubunun kendi sayfası olmalı ve o sayfa aranan sorunun cevabını başlıkta vermeli. Bu, içerik yönetim sisteminizin kampanya sayfalarını hızlı üretebilmesini gerektiriyor — işte yine yazılım işi. Biz müşterilerimize şablon tabanlı, pazarlama ekibinin geliştiriciye ihtiyaç duymadan çoğaltabildiği kampanya sayfası altyapıları kuruyoruz; son bir yıldır bu şablonların metin varyasyonlarını AI ile üretip test etmek de sürecin doğal parçası oldu.
Üçüncü kalem güven ve kullanılabilirlik: gizlilik politikası, açık iletişim bilgileri, rahatsız etmeyen popup'lar, mobilde başparmakla doldurulabilen form. Sıkıcı liste gibi görünüyor ama Google bu sinyalleri gerçekten okuyor.
Bu başlığın 2026'daki yeni katmanı ölçüm altyapısı. Çerez kısıtlamaları ve izin yönetimi derken, dönüşüm verisini Google'a düzgün iletmek başlı başına mühendislik oldu: consent mode kurulumu, sunucu taraflı etiketleme, gelişmiş dönüşümler. Bunlar kalite puanının doğrudan bileşeni değil ama optimizasyonun yakıtı — Google neyin dönüşüm getirdiğini göremezse akıllı teklif stratejileri körleşiyor ve fatura yine size kesiliyor. Ölçümü bozuk hesapta kalite puanı tartışmak, göstergeleri arızalı arabayla yakıt tasarrufu konuşmaya benziyor.
Tek Grupta Kırk Kelime Olmaz
Teknik taraf kadar sık gördüğümüz yapısal hata: tek reklam grubuna kırk elli anahtar kelime doldurmak. "İmplant fiyatları", "diş beyazlatma" ve "ortodonti tedavisi" aynı grupta duruyorsa, reklam metni bunların hiçbirine tam oturamaz ve alaka puanı hep vasat kalır.
Çare eski ama etkili: sıkı tematik gruplar. Bir grup, bir niyet. Grup başına 5-15 yakın kelime, o niyete birebir yazılmış reklam metinleri ve o niyete açılan özel sayfa. Bu yapıyı kurmak zahmetli, evet; ama kalite puanının "reklam alaka düzeyi" kalemini yukarı çeken tek dürüst yöntem bu. (Kestirme arayanlara duyurulur: kelimeyi reklam metnine mekanik biçimde tıkıştırmak 2015'te kalmış bir numara ve artık tıklama oranını düşürerek geri tepiyor.)
Grup yapısının ayrılmaz eşi de negatif kelimeler. Arama terimleri raporunu düzenli okuyun: "implant fiyatları" reklamınız "implant nedir yan etkileri" aramasında da gösteriliyorsa, tıklamayan bu kitle beklenen tıklama oranınızı sessizce aşağı çeker. Haftada on beş dakikalık negatif kelime bakımı, çoğu hesapta bin liralık akıllı numaradan daha çok işe yarar. Duyarlı arama ağı reklamlarında da varyasyonları ciddiye alın: on dört başlığın on ikisini boş bırakıp iki başlığı sabitlemek, sisteme "öğrenme, ezberle" demek.
Puan Kaça Çıkarsa Duracaksınız?
Burada beklenti yönetimi yapayım: kalite puanı bir amaç değil, araç. Hedef her kelimede 10/10 görmek değil; bütçenizin en büyük kısmını harcayan kelimelerde 7 ve üstüne çıkmak. Marka kelimeleriniz zaten yüksektir, uzun kuyruk kelimelerde veri azlığından puan hiç oluşmayabilir — ikisi de dert değil.
Takip için pratik önerimiz: kalite puanını ve bileşenlerini haftalık olarak bir tabloya yazdırın (Google Ads script'leriyle otomatikleşir, bizim kurduğumuz hesaplarda bu rapor sabahları hazır oluyor). Puan hareketlerini yaptığınız değişikliklerle yan yana koymadan neyin işe yaradığını bilemezsiniz; bilmeden yapılan optimizasyon da fal bakmaktan farksız.
Bir uyarı daha: puan anahtar kelime bazında bir teşhis aracıdır, hesap karnesi değil. Yüz kelimenin doksanı 9/10 olsa bile bütçenin yarısını yiyen iki kelime 3'te sürünüyorsa, ortalamanın parlaklığı sizi avutmasın. Biz analize her zaman harcama ağırlıklı bakarız: paranın gittiği yerdeki puan kaç? Optimizasyon enerjisi de oraya akar.
Sayfa tarafında Google'ın sopası da var: mobilde içeriği kapatan agresif popup'lar, geç yüklenip zıplayan öğeler, aldatıcı yönlendirmeler deneyim puanını doğrudan törpüler. Kendi ölçümünüzü de laboratuvar testiyle sınırlamayın; Chrome'un gerçek kullanıcı verisi (CrUX) sizin sayfanızı ziyaretçilerin yaşadığı haliyle gösterir ve Google'ın baktığı veri de odur. Lighthouse'ta 95 alıp sahada sınıfta kalmak, düşük segmentli telefonlarda test etmeyen ekiplerin klasiği.
Klinik vakasının bilançosunu netleştireyim: tıklama maliyeti %55 düştü, aynı bütçeyle tıklama sayısı iki kattan fazla arttı ve dönüşüm oranı da yükseldi çünkü ziyaretçi artık aradığı sayfaya iniyordu. Reklam bütçeniz büyüdükçe sonuç aynı oranda büyümüyorsa, panele değil bir de sitenize baktırın. Landing page hız ve kalite denetimi için bize ulaşın; reklam ajansınızla da severek koordineli çalışırız.